Açılış Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Ekle    
Flash Player Yüklemeniz Gerekli
    Yıl: 5         Sayı: 244        19 Ağustos 2010, Perşembe        
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Dünya
Yaşam - Sağlık
Mizah - Çocuk
Din - Toplum
Kültür-Tarih
Spor
Teknoloji
Linkler
Künye
İletişim
Arşiv
Ziyaretçi Defteri
 
   
 
Anket

   Aktif Anket Yok;

 
Dökümanlar

 
 
Reklam Siteler

 
Ziyaretçi Sayısı
Aktif Ziyaretçi
7
Bugün Tekil
44
Dünkü Tekil
247
 Toplam
214790
 
 

   
 
  MANŞET
 Millet’e yönelik LİNÇ KAMPANYASI devam ediyor
 Mustafa Aga, yayın yönetmenimiz Cengiz Ömer'i 15 ay hapse mahkum ettirdi.

Mustafçova Belediye Başkanı Mustafa Aga'nın gazetemize yönelik kin ve nefreti bitmiyor. Mustafa Aga yayın yönetmenimiz Cengiz Ömer'e, kendisine ve belediye seçimlerindeki listesine hakaret ettiği gerekçesiyle hem tazminat hem de ceza davası açmış, Aga'nın 80.000 Euro'luk tazminat talebi 4.000 Euro ile neticelenmişti. 4 Şubat Pazartesi günü ceza davası görüşüldü. Yaklaşık 6 saat süren duruşmada Cengiz Ömer 15 ay hapis cezasına çarptırıldı. Böylece babasını 100 aydan fazla hapse mahkum eden Yunan adaletine sığınan Mustafa Aga, Batı Trakya tarihine eşine az rastlanacak türden bir not düştü ve bir TÜRK gazetecinin 15 ay hapsine sebep oldu.

Hatırlanacağı üzere 15 Ekim 2006 yerel seçimlerinde yayın yönetmenimiz Cengiz Ömer, Mustafa Aga' nın listesine muhalif bir listeden aday olmuş ve Mustafa Aga'ya karşı muhalefet yapmıştı. Seçim sonrasında da gazetemizin 49. sayısında “Yolumuza Devam” başlığı ile Mustafa Aga'nın iktidarını eleştiren bir yazı yazmıştı. Bu yazıdaki eleştirilerden alınan Mustafa Aga da Cengiz Ömer'e hem tazminat davası hem de ceza dava açmıştı. Sizin anlayacağınız hem malını hem canını...

Burada garip olan şudur. Mustafa Aga kendisine yapılan bu eleştiriyi kabullenmeyebilir. Bu eleştiri kendisine çok ağır gelmiş olabilir. Fakat bundan kurtulmanın çaresini niye mahkeme salonlarında aradı. Garip olan budur. Kendisi mahkeme günü itiraf etti. Babasını bu devlet ömür boyu kovaladı. Aylarca hapse mahkum etti. Peki nasıl oluyor da bir TÜRK gazetecinin eleştirisine dayanamayan Mustafa Aga, babasını yıllarca süründürmek isteyen ve aylarca hapse mahkum eden bu adalete sığınıyor. Neden çareyi mahkeme salonlarında arıyor? Bunların hepsi milletimizi düşündüren soru işaretleridir.

Mustafa Aga mahkeme günü azalarıyla ve bazı destekçileri ile mahkeme salonuna geldi. Mahkeme çok garip bir şekilde yaklaşık 6 saat sürdü. Mustafa Aga'nın adamları ikide bir yanımıza gelip neticeyi önceden biliyormuş gibi, “Cengiz özür dilesin, yoksa yazık olacak, çok ceza alacak” dediler. Duruşmanın hakimi de iki kez yarım saatten fazla tarafların anlaşması için duruşmaya ara verdi. Duruşma aralarında Aga'nın azaları bizleri hep tahrik etmek istediler. Israrla Cengiz Ömer'in özür dilemesi gerektiğini aksi takdirde ağır bir ceza alacağını ve kendisine yazık olacağını söylediler. Tabii ki böyle bir şey sözkonusu değildi. Cengiz Ömer, Aga tarafının özür isteğini kabul etmedi. Duruşmaya bundan sonra da birkaç kez idari sebeplerden dolayı ara verildi. Mustafa Aga'nın avukatlığını KOSTAS KURTİDİS yaparken, Cengiz Ömer'i İHSAN AHMET KAHYA savundu.

Neticede Mustafa Aga ve kendisine şahitlik eden Mücahit Kurt, Hasan Canbaz, Hüseyin Peçenik, Rıdvan Mehmet Ali, Cevdet Hüseyinbaşa ve Ahmet Kopel, Cengiz Ömer'in yazısından dolayı rencide olduklarını ve seçmenleri karşısında zor durumda kaldıklarını ifade ettiler. Aga ve şahitleri seçimlerde hiçbir kimse ve kuruluş tarafından desteklenmediklerini ifade ederek Cengiz Ömer'in cezalandırılmasını talep ettiler. Mustafa Aga “Anne-babama küfredilseydi bu kadar zoruma gitmezdi” diyerek kendisi için meselenin ehemmiyetini anlatmaya çalıştı. Gazetemize, hakim ve savcının önünde çirkefleşerek “İLLET” diye hitap eden Mustafa Aga, Cengiz Ömer için de yine herkesin huzurunda “PSİKOPAT OLABİLİR” diyerek içindeki kin ve nefret duygularını ortaya döktü. Mustafa Aga bununla da yetinmedi ve herkesin huzurunda Millet gazetesi ekibi için “Bunlar babamın yalakalarıydı. Ben onların işlerini bozduğum için bu duruma düştük” dedi. Buna cevaben söylenecek tek bir söz var, o da “Allah'tan işimizi bozdun da yalaka olmaktan kurtulduk ve kendimiz gibi, olduğumuz gibi yaşamaya başladık. Allah bütün yalakaları yalakalıktan kurtarsın.”

Kendisine hakaret edildiği gerekçesiyle gazetemiz yayın yönetmenine davalar açan Mustafa Aga mahkeme öncesi özür talep ederken, duruşma esnasında Cengiz Ömer'e ve gazetemize alayvari bir şekilde hakaret üstüne hakaret etti. Anlamak mümkün değil, hakaretten şikayetçisin ama kendin hakaret ediyorsun. Bu nasıl bir pişkinliktir.

Mustafa Aga ve şahitleri 2006 yerel seçimlerinde Mustafçova Belediye'sinde resmi veya gayri resmi hiçbir kurum ve kuruluşun veya şahsın seçimlere hiçbir şekilde müdahale etmediğini ve seçimlerin çok şeffaf, demokratik ve özgür bir şekilde yapıldığını iddia ettiler. Maşallah ne demokratik bir ülkede yaşıyormuşuz da haberimiz yokmuş. Peki o zaman biz kendi ifadesi ile “Babasının Yalakaları” iken ve seçimlerde kendisini desteklerken, birçok insanı devletin adamı, şunun adamı, bunun adamı diyerek hain ve satılık ilan edip tüm mekanizmaların kendisine karşı olduklarını iddia etmiyorlar mıydı? Biz bunları kendisi ile bizzat yaşadık. Ama herhalde o günden bugüne çok şey değişti ve bölgemizde seçimler çok şeffaf ve demokratik yapılmaya başlandı. En azından o dönemden bugüne bizim “yalakalık”tan kurtulduğumuz ortaya çıktı. Aslında kendi avukatları bu durumu çok güzel özetledi. Mustafa Aga'nın ilk dönemde bazı hatalar yaptığını bu yüzden ikinci dönemde seçimleri kaybettiğini, bu sebeple son seçimlerde bu hatalarının farkına vardıklarını ve bu hataları düzelterek seçimleri kazandıklarını ifade etti. Avukatın bu ifadelerindeki derin anlamları kavrayabilen insan bu meselenin sırrını rahatlıkla çözebilir. Biz bu derin anlamı çok iyi anlıyor ve kavrıyoruz ama bunları burada zikretmekten de “korkuyoruz!” çünkü yeni bir şey daha öğrendik; istemeyerek (kasıtsız) adam öldürmenin cezası 18 ay hapis iken Mustafa Aga'ya dil uzatmanın cezası 15 ay hapis. Siz siz olun sakın ola Mustafa Aga'ya ve Agacılar'a bir şey söylemeyin. Onları eleştirmeyin. Cezası 15 ay.

Savcı, Cengiz Ömer'in cezalandırılmasını talep ederken çok enteresan bir ifade kullandı ve “paradigmatika” yani ibretle cezalandırılmasını daha sonra da en az 15 ay hapsini talep etti. Hakim de bu talep çerçevesinde Cengiz Ömer'e 15 ay hapis cezası verdi. Cengiz Ömer karara itiraz etti ve bir üst mahkemeye müracaat etti.

Duruşmadan ilginç bir not aktarmak yerinde olacaktır. Cengiz Ömer'in avukatı İhsan Ahmet Kahya, Aga'nın şahitlerinden birine şu soruyu yöneltti, “Sayın şahit, Cengiz Ömer yazısında sizlerin seçimlerde Yunan devletinin bazı mekanizmaları tarafından desteklendiğinizi yazdığı için rahatsız olduğunuzu ve bunu hakaret kabul ettiğinizi söylüyorsunuz. Şayet yazar, sizin Türk devletinden destek aldığınızı yazsaydı veya bunu ima etseydi yine aynı şekilde bunu hakaret kabul edip kendisine dava açacakmıydınız?” Sizce cevap nedir? Tabii ki “EVET bunu da hakaret kabul edip kendisine dava açacaktık.” Anlayana sivrisinek saz...

Duruşmada Cengiz Ömer de 6 kişiyi (Mücahit Dükkancı, Abdullah Çolak, Feyzullah Hasankahya, Mustafa Trampa, Murat Köse ve Bilal Budur) şahit olarak sundu. Ancak hakim sadece 2 kişiyi şahit olarak kabul edebileceğini söyledi. Bunu üzerine Mücahit Dükkancı ve Abdullah Çolak Cengiz Ömer'in lehine şahitlik yaptılar. Mücahit Dükkancı yazarın yazdıklarının doğru olduğunu ifade ederek, bu gibi söylemlerin her seçim öncesi bölgede var olduğunu, yazarın ifade ettiği hususları açık bir şekilde yazdığını ve bu gibi hususlar için delil aramanın manasız olduğunu, aynı söylemleri hem kendisinin hem diğer listelerin kullandığını ve bu konunun siyasi bir konu ve eleştiri olduğunu hatırlatarak, daha önceki seçimlerde aynı eleştirilerin Mustafa Aga taraftarları tarafından kendisi için yapıldığını ifade etti. Savcı Mücahit Dükkancı'ya neden şimdiye kadar bunları kimsenin yazmadığını sorunca, Mücahit Dükkancı da “kimse bunları yazmaya cesaret edemiyordu. Bu genç arkadaş çıktı ve cesaret ederek herkesin konuştuğu bu gerçekleri kaleme aldı” dedi.

Şahitlerden Abdullah Çolak da bu meselenin eskiye dayandığını ve Mustafa Aga'nın daha önce hem Cengiz Ömer'e hem arkadaşlarına “ilk fırsatını bulduğum yerde kafanızı koparacağım” diyerek tehdit ettiğini ifade etti ve bu sebeple davayı açtığını söyledi. Kendisine hakaret edildiğini iddia eden Mustafa Aga'nın bu kimselere daha önce her türlü hakareti sarfettiğini ve bu güne kadar bu konuda özür dilemediğini söyledi. Gerçi Mustafa Aga daha önce avukatın sorusu üzerine “mademki hakaret etmişim, öyleyse beni mahkmeye verselerdi” diyerek garip bir cevap verdi. Bizim prensibimizdir AGA efendi, biz Ahmet'i Mehmet'i Yorgo'ya ve Petro'ya dövdürtmeyiz. Senin prensibin böyle ise bunun da takdirini milletimize bırakıyoruz.

Mahkemede son olarak konuşan Cengiz Ömer, “Yazdıklarımı açık bir şekilde yazdım, tüm şahitler yazımı istediği gibi yorumluyor ve farklı yerlere çekiyorlar. Bu yazıyı ben yazdım ve neyi kastettiğimi en iyi ben bilirim. Yazımda da belirttiğim gibi Agayı ve listesini değil onu ve her zaman iktidarları iktidar yapan güçleri hedef aldığım bellidir. Ben Aga'ya hakaret etmek isteseydim bunu açıkça yapardım. Benim derdim AGA ile değil, bu millete yıllardır çektiren güçlerledir. Ben seçim öncesi dönemde halkımızın konuştuklarını aktarmaya çalıştım. Daha önceki yıllarda Aga ile beraberken kendisini desteklemek için bir takım kimselere değişik yakıştırmalarda bulunduk. Yazımda da ifade ettiğim gibi bir zamanlar karşı olan insanlar şimdi sayın Aga'nın yanında yer alınca bu yorumu getirdim ve bir çaprazlama yaptım. Bunu da seçimlerden sonra yaptım. Bu bir seçim yorumudur.” dedi. Savcı daha sonra yazıda ifade edilen seçim öncesi tehditlerden bir örnek vermesini isteyince Cengiz Ömer'de kendi listelerine almak istedikleri bazı insanların işlerinden kovulmakla tehdit edildiklerini ve kendilerine Mustafa Aga'yı desteklemeleri yönünde baskılar yapıldığı gibi örneklerin var olduğunu ifade etti.

Netice itibariyle Cengiz Ömer, bir zamanlar rahmetli Mehmet Emin AGA'yı depresyona girdiği ve rahatsız olduğu dönemde günlerce evinde bakan Cengiz Ömer, (gerçi Mustafa Aga bunu da inkar edebilir, veya Cengiz Ömer'in bunu yalakalık için yaptığını mutlaka söyleyecektir), Mustafa Aga tarafından, babasının yıllarca peşinden koştuğu ve rahmetli Mehmet Emin Aga'yı aylarca hapis cezasına çarptıran devletin mahkemelerine müracaat ederek Batı Trakya'da bir TÜRK gazetecinin 15 ay gibi görülmemiş bir şekilde cezalandırılmasına sebep oldu. Zaten hakim kararı okurken “15 ay hapis” ifadesini söyler söylemez Aga ve yandaşları kararın geri kalan kısmını dinlemeden mahkeme salonundan toz oldular.

Ne oldu şimdi sizce? Aga ve yandaşları Cengiz Ömer'in 15 ay hapsine sebep olarak İmanlarını ve Türklüklerini mi kuvvetlendirdiler? Yoksa Cengiz Ömer'in yazdıklarının yalan olduğunu mu ispat etmiş oldular? Cengiz Ömer'in eleştirilerine çok farklı yöntemlerle cevap verilebilir ve bu münakaşa sona erebilirdi. Bize samimi bir şekilde bir adım atana biz her zaman on adım attık. Ama gelin görün ki bu insanlar ilk fırsatta mahkemeye başvurdular. Ne diyelim siz siz olun, sakın ola Mustafa AGA ve arkadaşlarına laf uzatmayın. Onları eleştirmeyin. Yoksa sizi de mahkemeye verirler. Psikopat olma ihtimaliniz ortaya çıkar. Bu gazeteyi de şu anda okuduğunuza göre siz şu anda Mustafa Aga'ya göre bir “İLLET” okurusunuz.

Bu haber 2963 kez okunmuştur.


115. sayının diğer yazılarını okumak için buraya tıklayın...


 
 
Onbir ayın sultanı hoş geldin!..
 
Barışın yolu birdir
 
Bir duruşmanın ardından
 
Kozlukebir Belediyesi ve Toplumsal Hareket
 
KARNAVAL GRİBİ AŞISI
 
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri -78
 
İnsan Hakları Perspektifinde Çocuk Hakları ve Türkiye Gerçeği -3-
 
Artık kazanma zamanıdır...
 
BİZE NEDEN TEK YÜZ YETMİYOR?
 
“Körler sağırlar, birbirini ağırlar”
 
Burun kanaması’’Epistaksis’’
 
Çok Kültürlü Toplumlarda Birlikte Yaşamak ve Batı Trakya
 
Batı Trakya’da azınlık, siyasetini nasıl ve hangi beklentilerle icra etmiştir? (3)
 
Makbul Olan Oruç

En Çok Okunanlar
 Türk Azınlık mahkûm edildi
 Mustafçova Belediyesi’nde akıllara durgunluk veren SKANDAL
 Ne Pomakistan ne Kürdistan, Yaşasın Türkiye ile Yunanistan
 İskeçe Türkleri yeniden dirildi
 Sözde “POMAK GECESİ” tam bir fiyasko ile sonuçlandı
 “Millet”i mahkemeye verenler
 Şahinliler yargılandı, dört kişiden ikisine 9 ay hapis
 İskeçe İl Meclisi'nde hararetli tartışmalar
 Millet’e yönelik LİNÇ KAMPANYASI devam ediyor
 Batı Trakya Türkleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde
 
 

Νέα σελίδα 1
MİLLET GAZETESİ ©2007-2010