Açılış Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Ekle    
Flash Player Yüklemeniz Gerekli
    Yıl: 5         Sayı: 244        19 Ağustos 2010, Perşembe        
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Dünya
Yaşam - Sağlık
Mizah - Çocuk
Din - Toplum
Kültür-Tarih
Spor
Teknoloji
Linkler
Künye
İletişim
Arşiv
Ziyaretçi Defteri
 
   
 
Anket

   Aktif Anket Yok;

 
Dökümanlar

 
 
Reklam Siteler

 
Ziyaretçi Sayısı
Aktif Ziyaretçi
7
Bugün Tekil
48
Dünkü Tekil
247
 Toplam
214794
 
 

   
 
  Kitaplık
Kitabın adı: “Anneciğim Türkler Geliyor
Bir Ayıbı Yalanlayan Tarih”
Yazarı: Önder ŞUŞOĞLU
Yayınevi: Kum Saati Yayınları - İstanbul, 2007
Batılılar ve özellikle de Avrupalılar, medeniyetin öncüleri olarak övünmektedirler. Medeniyetlerini de, -sırf kibirlerinden dolayı- aslında medeniyetin gerçek beşiği olan doğunun değerlerini görmezden gelerek hayalî Yunan medeniyeti üzerine bina ederler.

Tanıtımını yaptığımız bu kitapta hem Batıyı ve hem de kendisine köken olarak aldığı Yunan medeniyetinin gerçek yüzü gösterilmektedir. Kitabın arka kapağında şu çarpıcı ifadelere verilmiştir: Tarihleri kan ve katliamla yazılmış… girdikleri her yerde belgeli katliamlar yapmış, çıktıkları her yerde toplu mezarlar bırakmış bir “Batı” hep gözler önünde!..

Oysa hâlâ “Türk düşmanlığı” körükleniyor… çocukları “Anne Türkler geliyor!..”, “Anneciğim Türkler!!!” korku çığlıkları atıyor!

Hâlbuki “tarih” korkulması gerekeni kaydetmiş: Haçlı seferlerini anımsayalım… Yok yok, o kadar geçmişe gitmeyelim. Zencilere uygulanan ayrımcılığı hatırlayalım!.. Vietnam’ı, Kamboçya’yı, Şili’yi, Filipinler’i! Sora Güney Afrika’daki, Uganda’daki, Panama’daki vahşeti! Fransa’nın Cezayir katliamlarını, İngiltere’nin Çin ve Hint hunharlıklarını… Ve Avrupa’nın göbeğinde yaşanan Bosna-Hersek, Çeçen kırımını; cinayetlerini, Filistin zulmünü, Sudan barbarlığını…

Tüm bunlar batının gözleri önünde, onun verdiği silâhlarla, onun yardım ve yataklığıyla olurken, varın şimdi siz karar verin… kimden kokulacağına!

Kitabın önsözünden…
İşte Avrupalı bu… Gizli savaşını artık propagandalarla sürdürüyor. Bu nedenle, onların tarihte medeniyetten ne denli uzak olduklarını, vahşetlerini, mezalimini ve barbarlıklarını tüm çıplaklığıyla kitabımıza taşıdık. Medeniyet, ilim gibi tüm değerleri doğu ve Türklerden alıp sahiplendiklerini gösterdik. Hâlbuki onlar bu değerlerin ve kazanımların gerçek sahiplerini sürekli aşağıladılar, onlara iftiralar attılar.

Tarihleri boyunca kendilerinden olmayanlara “yabancı” olarak baktılar. Bugünlerin popüler tabiriyle ‘öteki’leştirdiler. Oysa farklılıkta bin bir renk ve zenginlik olduğunu unuttular. Israrla kolonileşip ayrı mahallelerde oturdular. Kaynaşmadılar. Kendilerini hep üstün gördüler.

Ya onlara benzeyecektiniz, ya da ikincil yaşamı kabul etmek zorunda kalacaktınız. Onların yanına asla kendi müziklerinizle, folklorunuzla, yemeklerinizle gidemezdiniz. Ya Mozart’ı dinleyip anlama, ya operayı hazmetme, ya da corn flakes’ini yemek mecburiyetindeydiniz. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor!.. İster siyaset, ister ekonomi, ister sanat, isterse de spor… Onların kurallarını, ‘kendilerine has’ medeniyetlerini, kısaca her şeylerini kabul etmek zorundasınız. Biz öyle mi yaptık?

Bu topraklara kim gelirse gelsin, değişmeye zorlamadan aramıza girmelerine izin verdik. Çarşımızı-pazarımızı, evimizi-işimizi açtık. Yetmedi, evlendik, çoluk çocuğa karıştık.

Oysa onlar… daha çarpıcı bir anlatımla: Kendi şehirleri gibi bizim şehirlerimizi, hatta yaşamlarımızı da ısrarla bölmeye çalıştılar… ve çalışıyorlar. Bakın çevrenize… Uygarlık beşiği şehirlerimizi böldüler… Kan döktürdüler!.. Parçalayıp kamplara ayırdılar. Kudüs üçe bölündü… Hıristiyan, Müslüman, Yahudi mahalleleri!.. Beyrut, keza öyle…

Lefkoşa… Türkler ve Rumlar…
Saraybosna… Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar…
Son olarak da Bağdat… Şii, Sünni ve Kürt…
Onlar, ruhlarındaki ‘Haçlı’ kafatasçılığını atamadılar. Üstelik bunda da çok mahir oldular. Çünkü onlar, ısrarla böyle yetiştirildiler.

Şimdi yeniden soralım: ‘Batılılar’ çocuklarını neden ‘Türk düşmanı” olarak yetiştiriyorlar? ‘Mamma mi Turchi’ korkusu gerçek mi? Tarihte adalet ve barışın öncüleri kimler olmuş? İmajımız onların gözünde ne? Sadece bugünler değil, tarihten bu yana nasıl?

İşin içine tarih girdiğinde, “Orada durun!” diyorlar. Ecdadımız beyinlerinde öyle bir anlam bırakmış ki, ne o ‘anlamdan’, ne de bugünkü ‘bizden’ hoşnutlar…

Artık ‘gerçeğin’ penceresini aralamanın zamanı… Tıpkı bu kitabın kıyısında olduğu gibi…

Bu kitap 418 kez görüntülenmiştir.


Bütün kitapları görüntülemek için buraya tıklayın...



 
 
Onbir ayın sultanı hoş geldin!..
 
Barışın yolu birdir
 
Bir duruşmanın ardından
 
Kozlukebir Belediyesi ve Toplumsal Hareket
 
KARNAVAL GRİBİ AŞISI
 
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri -78
 
İnsan Hakları Perspektifinde Çocuk Hakları ve Türkiye Gerçeği -3-
 
Artık kazanma zamanıdır...
 
BİZE NEDEN TEK YÜZ YETMİYOR?
 
“Körler sağırlar, birbirini ağırlar”
 
Burun kanaması’’Epistaksis’’
 
Çok Kültürlü Toplumlarda Birlikte Yaşamak ve Batı Trakya
 
Batı Trakya’da azınlık, siyasetini nasıl ve hangi beklentilerle icra etmiştir? (3)
 
Makbul Olan Oruç

En Çok Okunanlar
 Türk Azınlık mahkûm edildi
 Mustafçova Belediyesi’nde akıllara durgunluk veren SKANDAL
 Ne Pomakistan ne Kürdistan, Yaşasın Türkiye ile Yunanistan
 İskeçe Türkleri yeniden dirildi
 Sözde “POMAK GECESİ” tam bir fiyasko ile sonuçlandı
 “Millet”i mahkemeye verenler
 Şahinliler yargılandı, dört kişiden ikisine 9 ay hapis
 İskeçe İl Meclisi'nde hararetli tartışmalar
 Millet’e yönelik LİNÇ KAMPANYASI devam ediyor
 Batı Trakya Türkleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde
 
 

Νέα σελίδα 1
MİLLET GAZETESİ ©2007-2010