Açılış Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Ekle    
Flash Player Yüklemeniz Gerekli
    Yıl: 5         Sayı: 244        19 Ağustos 2010, Perşembe        
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Dünya
Yaşam - Sağlık
Mizah - Çocuk
Din - Toplum
Kültür-Tarih
Spor
Teknoloji
Linkler
Künye
İletişim
Arşiv
Ziyaretçi Defteri
 
   
 
Anket

   Aktif Anket Yok;

 
Dökümanlar

 
 
Reklam Siteler

 
Ziyaretçi Sayısı
Aktif Ziyaretçi
8
Bugün Tekil
47
Dünkü Tekil
247
 Toplam
214793
 
 

   
 
  Köşe Yazarları - Mustafa Çukal
Azınlık, Ulusal Azınlıklar ve Batı Trakya Türk Azınlığı
Kişiler birçok şekilde Azınlık olabilir. İnsan, dünya görüşüyle, toplum içindeki duruşuyla, yaşantısıyla, ilkeleri, fikirleri, düşünce yapısı veya meydana getirip ürettikleri ile de Azınlık durumuna düşebilir.

Azınlık, kelime anlamı itibariyle, sayıca az, çoğunluktan az olan veya içinde yaşadıkları toplumun, devletin büyük çoğunluğunu oluşturan kesimden din, dil, etnik köken gibi özellikleri ile farklı olan kesim (ekalliyet) gibi anlamlar ihtiva eder.

Bu bağlamda “Ulusal Azınlık nedir?” diye sorabiliriz. Frof. Dr. Gencay Saylan’a göre Ulusal Azınlık, genel olarak uluslararası hukukun normları çerçevesinde yapılmış, uluslararası antlaşmalarla belirlenen, tanımlanan toplumsal kollektiviteyi ifade etmektedir. Bu tanıma göre Batı Trakya Türk Azınlığı, uluslararası antlaşmalarla (Lozan Antlaşması) belirlenmiş ve tanımlanmış Ulusal bir Azınlık’tır.

Vatanımız Yunanistan, 24 Temmuz 1923 tarihinde imzaladığı Lozan Barış Antlaşması ile Batı Trakya’da yaşayan “Müslüman Azınlığın” dil, din, ırk ayrımı yapılmaksızın yaşam ve özgürlüklerinin korunmasını, ibadet, dolaşım ve göç özgürlüğünü, yasalar önünde eşitliğini, çoğunluğun yararlandığı siyasi ve sosyal haklardan yararlanmasını, Azınlığın her çeşit kurum ve kuruluşta kendi dilini kullanabilmeleri için gereken kolaylıkların sağlanmasını, Müslümanların her türlü hayır kurumu, okul ve benzeri kurumları kurarak bunları yönetmek, kendi dillerini özgürce kullanıp öğrenmek, dini kurum ve vakıflar için tam himaye sağlamayı kabul etmiştir.

Öte yandan ülkemiz Yunanistan, 1995 yılında “Ulusal Azınlıkların Korunması için Çerçeve Sözleşmesi”ni de imzalamıştır. Ancak imzaladığı bu sözleşmeyi henüz meclis onayından geçirip yürürlüğe koymuş değildir. Bu anlaşma, Ulusal Azınlık ve Azınlık fertlerinin hak ve özgürlüklerinin korunması, kanun önünde eşitlik, ekonomik, sosyal, politik ve kültürel hayatta etkin eşitlik, kimliklerin temel unsurlarını yani dil, din, gelenekler ve kültürel miraslarını korumak için gerekli şartları teşvik etmek, sindirme politikalarına karşı koruma, toplanma, dernek kurma, ifade, düşünce, din ve vicdan özgürlüğü, bunları uygulama özgürlüğü, Azınlığın kendi dilinde bilgi ve düşüncelerini iletme özgürlüğü, kendi özel eğitim kurumlarını kurma ve yönetme hakkı, kendi dilini öğrenme, sivil örgütlere katılım gibi bu ve buna benzer birçok özgürlükleri ihtiva eder.

Ülkemizde 1991 sonrası başlatılan “İsonomia-İsopolitia” yani kanun önünde eşitlik ve eşit yurttaşlık politikaları ile, Azınlığın vatandaşlık haklarında gözle görülür bir iyileşmeden söz edilebilir. Örneğin, inşaat ve traktör ruhsatları alımında sağlanan kolaylıklar, sürücü ehliyeti alımındaki kolaylıklar, ev tamiri, arsa, tarla gibi taşınmazlar için tapu alımında sağlanan kolaylıklar.

Mesele Azınlık Hakları’na gelince, böyle bir ilerlemeden bahsetmek mümkün değildir. Eğitimimiz halen yetersiz ve gün geçtikçe kötüleşiyor, vakıflarımız eritiliyor, kendi yöneticilerimizi halen seçemiyoruz. Müftülerimizi ve Cemaat Başkanlarımızı seçemiyoruz. Dernekleşmede hala büyük sorunlar yaşıyoruz. “Türk” ve “Azınlık” kelimelerini derneklerimizde hala kullanamıyoruz.

Hal böyle iken, ülke yönetimi, uluslararası antlaşmalarla tanınmış olan Azınlığın haklarını yeterince veremezken, birilerinin bu azınlık üzerinde bir çeşit “mikromilliyetçilik” yaparak başka azınlıklar oluşturmaya çalışmasını, iyi niyetle bağdaştırmak mümkün olmasa gerek.

Bu makale 1022 kez okunmuştur.


Yazarın diğer yazılarını okumak için buraya tıklayın...


 
 
 
Onbir ayın sultanı hoş geldin!..
 
Barışın yolu birdir
 
Bir duruşmanın ardından
 
Kozlukebir Belediyesi ve Toplumsal Hareket
 
KARNAVAL GRİBİ AŞISI
 
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri -78
 
İnsan Hakları Perspektifinde Çocuk Hakları ve Türkiye Gerçeği -3-
 
Artık kazanma zamanıdır...
 
BİZE NEDEN TEK YÜZ YETMİYOR?
 
“Körler sağırlar, birbirini ağırlar”
 
Burun kanaması’’Epistaksis’’
 
Çok Kültürlü Toplumlarda Birlikte Yaşamak ve Batı Trakya
 
Batı Trakya’da azınlık, siyasetini nasıl ve hangi beklentilerle icra etmiştir? (3)
 
Makbul Olan Oruç

En Çok Okunanlar
 Türk Azınlık mahkûm edildi
 Mustafçova Belediyesi’nde akıllara durgunluk veren SKANDAL
 Ne Pomakistan ne Kürdistan, Yaşasın Türkiye ile Yunanistan
 İskeçe Türkleri yeniden dirildi
 Sözde “POMAK GECESİ” tam bir fiyasko ile sonuçlandı
 “Millet”i mahkemeye verenler
 Şahinliler yargılandı, dört kişiden ikisine 9 ay hapis
 İskeçe İl Meclisi'nde hararetli tartışmalar
 Millet’e yönelik LİNÇ KAMPANYASI devam ediyor
 Batı Trakya Türkleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde
 
 

Νέα σελίδα 1
MİLLET GAZETESİ ©2007-2010