Açılış Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Ekle    
Flash Player Yüklemeniz Gerekli
    Yıl: 5         Sayı: 244        19 Ağustos 2010, Perşembe        
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Dünya
Yaşam - Sağlık
Mizah - Çocuk
Din - Toplum
Kültür-Tarih
Spor
Teknoloji
Linkler
Künye
İletişim
Arşiv
Ziyaretçi Defteri
 
   
 
Anket

   Aktif Anket Yok;

 
Dökümanlar

 
 
Reklam Siteler

 
Ziyaretçi Sayısı
Aktif Ziyaretçi
6
Bugün Tekil
48
Dünkü Tekil
247
 Toplam
214794
 
 

   
 
  Köşe Yazarları - Bilâl Budur
Müslüman-Türk olarak mücadele azmimizi kaybetmeyelim
İnsan, içinde yaşadığı toplum içerisinde, mensup olduğu din, konuştuğu dil ve sahip olduğu milli benliğinin icaplarını yerine getirmek suretiyle bir yaşam biçimini her zaman tercih eder. Yani, dînî ve kültürel mirası muhafaza ederek, bu mirasa, değişen koşullar ve gelişen şartlar nisbetinde birşeyler ilave ederek yaşantımızı devam ettirmek idealimiz olmalıdır.

Batı Trakya Müslüman Türk Toplumu için zikrettiğimiz bu hususun teferruatına inmekte fayda görüyorum. Adı üstünde; Batı Trakya Müslüman Türk Toplumu. Türk-İslâm mirasının, örf adet ve geleneklerinin hakim oluğu bir topluluk. Ve bu Türk-İslâm mirasına bir şeyler katabilmek, kendimizi yenileyebilmek ve geliştirmek.

Dedik ya, öncelikle sahip olduğumuz değerlerin muhafazası gerekiyor. Yoksa birşeyler katabilmek ve yenileyebilmek olanaksız hale geliyor.

Soralım kendimize,
Batı Trakyalı Müslüman Türk olarak dînî ve milli vecibelerimizi ne denli yerine getirebiliyoruz. Bu noktada her alanda toplumumuza örnek olması gereken şahsiyetlerin duruşları hangi noktadadır?

Dini yükümlülükleri ile milli duruşu adeta bütünleşmiş bir toplum olan biz Batı Trakya’lı Türkler, Türk-İslâm kültürünü ve mirasını korumak ve bu çerçevede bir hayat sürmekle sorumluyuz. Bunun aksi bir yaşam tarzına meyletmek ve farklı kültürlerin unsurlarını modernleşme ve batılılaşma adı altında benimsemek hem ecdadımızın kemiklerini sızlatacak, hem de toplum olarak dağılmamıza ve mutsuz olmamıza vesile olacaktır.

Batı Trakya Türkleri’nin yakın tarihinde, kültürel mirasımızın muhafazası noktasında yapılan yanlışlıklar ve vatandaşı olduğumuz devletin uygulamaları kabul edilecek türden değildir. Böylelikle, değerler gittikçe yok ediliyor ve üzerine yenisini inşa etmek mümkün olmuyor. İnsanlarımız milli şuurdan uzaklaştırılıyor. Milli şuurunu kaybetmeye yüz tutanlar dinini de bir anda unutuveriyor.

Batı Trakya’da bazılarının Türklük naraları atarken, diğer yandan milletimizin menfaatlerine ters hareket ettiklerini görmek insanı üzüyor. Bir taraftan Müslümanlık ve Türklüğün yüce hasletlerinden bahsedeceksiniz, diğer taraftan kişisel çıkarlarınız için bu hasletleri ayaklar altına alacaksınız. Toplumumuz artık bunları kaldırmıyor. Batı Trakya Türkleri artık kendini yeniledi ve kendini iyi tanıyor.

Yunanlı hemşehrilerimiz de sağolsunlar(!) hiç boş durmuyorlar. Ateşin üzerine benzin dökmeye devam ediyorlar. Son dönemde yine Azınlığımıza yönelik yapılan haksız uygulamalar, saldırılar, hakaretler ve bazı siyasilerin talihsiz açıklamaları bizleri oldukça düşündürüyor. Ne Avrupa Birliği, ne Lozan, ne “Dostluk”, ne de değişen ve globalleşen dünya şartları Yunanlı hemşehrilerimizin, meslektaşlarımızın, siyasilerin, “Batı Trakya Türklerini asimile etme politikası” na etki etmiyor. Bu boş hayallerinden bir türlü vazgeçemiyorlar. Bizleri asimile edemeyeceklerini, yıpratamayacaklarını anlamayacaklar gibi gözüküyor. Varsınlar uğraşsınlar, sadece boşa gayret sarfetmiş olacaklar o kadar.

Türk-İslâm şuuruna sahip olan Batı Trakya’lı Türkler her türlü güçlüklere rağmen bu mirasa sahip çıkacaktır. Gül bahçesine giden yollar dikenli olur. Dikenli yollarda yürürken biraz yıpranabilir, sıyrıklar alabiliriz. Ama inanın bütün bunlar gül bahçesine varmaya değer.

Gül bahçesinin müdavimi olabilmek için milli duruşu dik ve imanı sağlam olmak gerekir. Belki dünya hayatı boyunca dikenli yollar yerine kırmızı halı üzerinde dolaşır durursunuz ama, nihayetinde gül bahçesi yerine zebaniler diyarına varabilirsiniz.

Batı Trakya Müslüman Türk Toplumu olarak verdiğimiz mücadelenin çok yönlü olduğunu unutmayalım. Kendimizi, davranışlarımızı, amellerimizi ve insanlarla olan ilişkilerimizi kontrol edelim. Allah (cc) ile olan ilişkilerimizi sağlamlaştıralım. İnsanlara da güven verecek davranışlarda bulunalım. Birbirimizi kırmamaya gayret sarfedelim. Sözlerimize dikkat edelim. Milli duruşumuzu her durumda ortaya koymaktan çekinmeyelim.

Herşeyden önce kendimize daha sonra tüm varlıklara saygı gösterelim. Batı Trakya Müslüman Türklerine yakışır bir hayat sürelim.

Bu makale 146 kez okunmuştur.


Yazarın diğer yazılarını okumak için buraya tıklayın...


 
 
 
Onbir ayın sultanı hoş geldin!..
 
Barışın yolu birdir
 
Bir duruşmanın ardından
 
Kozlukebir Belediyesi ve Toplumsal Hareket
 
KARNAVAL GRİBİ AŞISI
 
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri -78
 
İnsan Hakları Perspektifinde Çocuk Hakları ve Türkiye Gerçeği -3-
 
Artık kazanma zamanıdır...
 
BİZE NEDEN TEK YÜZ YETMİYOR?
 
“Körler sağırlar, birbirini ağırlar”
 
Burun kanaması’’Epistaksis’’
 
Çok Kültürlü Toplumlarda Birlikte Yaşamak ve Batı Trakya
 
Batı Trakya’da azınlık, siyasetini nasıl ve hangi beklentilerle icra etmiştir? (3)
 
Makbul Olan Oruç

En Çok Okunanlar
 Türk Azınlık mahkûm edildi
 Mustafçova Belediyesi’nde akıllara durgunluk veren SKANDAL
 Ne Pomakistan ne Kürdistan, Yaşasın Türkiye ile Yunanistan
 İskeçe Türkleri yeniden dirildi
 Sözde “POMAK GECESİ” tam bir fiyasko ile sonuçlandı
 “Millet”i mahkemeye verenler
 Şahinliler yargılandı, dört kişiden ikisine 9 ay hapis
 İskeçe İl Meclisi'nde hararetli tartışmalar
 Millet’e yönelik LİNÇ KAMPANYASI devam ediyor
 Batı Trakya Türkleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde
 
 

Νέα σελίδα 1
MİLLET GAZETESİ ©2007-2010