|
Ana Sayfa
|
|
 |
Köşe Yazarları - Yusuf Genç |
| İnsan Hakları Perspektifinde Çocuk Hakları ve Türkiye Gerçeği -3- |
|
Çocuk Haklarının Özellikleri
1. Çocuk Yararının Önceliği : birinci öncelik ilkesi çocuğun yararlarının her zaman ve koşulda öncelikle korunmasını ifade eder.
2. Kamusallık : Çocuk hukukunda yer alan ilişkileri düzenleyen hukuk kuralları çoğunlukla emredici kurallardır. İçeriği ve şekli değiştirilemez. Çocuk hukuku yalnızca anne baba ve çocuklar arasındaki ilişkileri değil devletin çocuğa karşı olan yükümlülüklerini de kapsar.
3. Düzenleme serbestliğinin bulunmaması ve şekilcilik: Anne baba ve çocuklar arasındaki soy bağının hangi usul ve koşullarla kurulacağı emredici kurallarla belirlenmiştir. Çocuklar gelişi güzel nufusa kayıt edilemezler. Anne babanın iradesi ile evlatlıktan reddedilemez. Hakim kararı olmaksızın soy bağı reddedilemez. Çocuk belli bir yaştan önce çalıştırılamaz.
4. Güçsüz Durumda Olanların Korunması: Çocuklar güçsüzlerin sınıflandırılması içinde özel bir gruptur. Doğumdan önce ve sonra bakıma ve korunmaya muhtaçtır.
Çocuk Haklarının ayrımcılığın önlenmesi, çocuğun yüksek yararı, yaşama ve gelişme hakkı ve çocuğun görüşlerinin dikkate alınması gibi temel ilkeleri vardır.
Çocuğun kişi varlığı ile mal varlığına ilişkin olan ve özel hukuk alanına giren kişisel hakları şunlardır: çocuğun tanımı, isim ve bir devletin vatandaşı olma hakkı, ayrımcılık yasağı, çocuğun yüksek yararı ( güvenliği), yaşama ve gelişme hakkı, çocuğun isim, vatandaşlık ve kimlik hakkı, görüş ve düşüncelerini açıklama, bilgi alma hakkı, vicdan ve din özgürlüğü, dernek kurma, barışçı toplanma özgürlüğü, özel yaşam, aile, konut, haberleşme özgürlüğü, kötü muamele ve istismardan korunma hakkı.
Ekonomik sosyal ve kültürel haklar; sağlık hakkı, sosyal güvenlik hakkı, eğitim hakkıdır. Korunma Hakları ise; anne babası tarafından yetiştirilme ve onlara karşı korunma hakkı, çocukları anne babadan ayırma yasağı, çocuğun ailesi dışında korunması, özel durumdaki çocukların korunması, istismara karşı korunma, suça itilmiş çocukların korunması, savaş ortamındaki çocukların korunması haklarıdır.
Çocuklarla ilgili Türkiye gerçeğinden bahsetmek gerekirse; Türkiye nüfusu itibariyle Avrupa’ nın beşinci, Ortadoğu’ nun birinci ülkesidir. Türkiye bu açıdan dünya sıralamasında ilk 20 ülke arasında yer almaktadır. Yani genç bir nüfusumuz var.Çocuk nüfusunun genel nüfusa oranı %41.78’ dir. Çocuk nüfusun %42.37’ si erkek, %48.64’ ü kadındır. Bu istatistikler Türkiye’ nin batılı ülkelerle karşılaştırıldığında önemli ölçüde çocuk nüfusa sahip olduğunu gösterir.
Çocuk sayısındaki bu ciddi göstergeler Türkiye’ de çocuk nüfusun devlet ve toplum için önemli bir toplumsal olgu olduğuna tanıklık etmektedir. Sağlıklı bir toplum; bedensel, ruhsal, sosyal yönden sağlıklı bireylerden oluşur. Bireylerin tüm yönleriyle sağlıklı olabilmesi ise, çocukların çok yönlü gelişimine ve eğitimine önem vermek ve kaynak ayırmakla mümkündür.
Yatırımların en etkilisi çocuklar için yapılan yatırımdır. Çünkü her yönden sağlıklı yetişmiş bir çocuk; gelecekte yaratıcı, üretici, çok yönlü düşünebilen, bilimsel problem çözme gücü yüksek, etkili iletişim kurabilen, kendisi ve çevresiyle barış içinde yaşayabilen, gizli güçlerini en etkili bir biçimde kullanabilen, kendisini gerçekleştirmiş mutlu bir yetişkin, hak ve sorumluluklarını bilen nitelikli bir vatandaş olacaktır
Türkiye’de en önemli handikabımız eğitim sürecinde olan veya çocukluğunu yaşaması gereken çocuklarımızın büyük bir çoğunluğunun çalışıyor olmasıdır. Ankara Emniyet Müdürlüğü’ nde çocuk bürosu kayıtları dikkate alınarak yapılan bir araştırmaya göre; çocuk işçilerin %35’ i 13 yaşından küçüktür. Çocuk Hakları sözleşmesine aykırı olan bu tabloyu Devlet İstatistik Enstitüsü rakamları da doğrulamaktadır. Buna Göre: 12-14 yaş arası 2 milyon 784 bin 239 çocuktan %21.96’sı çalışmaktadır. Bu grup toplam nüfusun %4.3’ünü oluşturmaktadır.15-18 yaş arası 5 milyon 372 bin 624 çocuktan %39.72’ si çalışmaktadır. Bu oranlara dahil edilmeyen 12 yaş altında bir çok çocuk sokak ve işyerlerinde yasalara ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ ne aykırı olarak çalıştırılmaktadır. Bu oranların toplam rakamsal ifadesi yaklaşık 3 milyondur.
DİE’ nin bir araştırmasına göre: Türkiye’ de 6-14 yaş grubundaki çocukların %30’ u çalışmaktadır. Bu oran kızlarda erkeklere nispetle daha yüksektir. Kızların çalışma oranı %30-40 düzeyindedir. Buna karşılık erkek çocukların oranı %20’lerde kalmaktadır. Ancak kırsal alanlarda bu oran %30’a ulaşabilmektedir. Türkiye nüfusunun yaklaşık 19 milyonunu oluşturan 6-19 yaş grubu çocuk ve gençlerin %19’ u çalışmaktadır.
Bu grubun en yoğun istihdam edildikleri faaliyet kolu tarımdır (%62.3). Bu sektörü sırasıyla imalat (%15.6), konfeksiyon, metal, çimento, tekstil, ağaç işleri, ticaret (%9.2), hizmet (%7.8) sektörleri izlemektedir. Ayrıca ülkemizde çocuklar informel sektör olarak adlandırılan ayakkabı boyacılığı, otoparkçılık, oto cam siliciliği, kağıt, pet şişe, kutu toplama işleri gibi kayıt dışı işlerde de yoğun olarak çalışmaktadırlar. Ülkemizin bu acı durumu bazı gerçekleri göz önüne sermektedir.
Türkiye gibi henüz gelişmekte olan ülkelerde bu tür tablolara rastlamak mümkündür. Çocukluklarını yaşayamadan hayata atılan çocuklarımız ileriki yaşlarda bunun sıkıntısını yaşayarak davranış bozukluklarına ve bazı ruhsal sıkıntılara düşmektedirler. Eğitimden yererince payını alamayan bazı genç, körpe dimağlar yeşermeden solup gitmektedir. İnsan hakları barbarlığının yapıldığı şu günlerde esas konular çiğnenerek tali konularla toplumun meşgul edilmesi de bir diğer yönümüzdür.
Yrd. Doç. Dr. Yusuf GENÇ
Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi |
|
|
Bu makale 547 kez okunmuştur. |
|
|
Yazarın diğer yazılarını okumak için buraya tıklayın... |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
En Çok Okunanlar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|