|
Ana Sayfa
|
|
 |
Köşe Yazarları - Cavit Karabıyıklı |
| KARNAVAL GRİBİ AŞISI |
|
Aldığımız duyumlara göre; DNA’mıza kastedip müdahale etmek isteyen oyunbazlar, İskeçe ilimizde yaşayan Türk soydaşlarımıza has bir karnaval aşısı piyasaya sürmüşler.
Kış daha girmeden domuz gribi aşıları satılmaya başlanmıştı. Kapitalist düzende kurban çok olur. Para, güzel reklam ve tehdit ile artık daha kolay kazanılmaya başlandığı için, yapılanlar çok açık bir şekilde fark edilse de, insan, içinde var olan şüphesine yenilerek ne yazık ki, kendisini kurban etmektedir.
Şener Şen ile İlyas Salman’ın beraber oynadıkları bir film izlemiştim. Filmin son sahnesinde, İlyas, Şener eniştesi tarafından hep dolandırılmış fakat sonunda İlyas bir mezar çukurunda eniştesini sıkıştırarak ona silahı dayar. İlyas çok saf ve temiz kalplidir ancak yediği kazıklar canına tak etmiştir ve eniştesine kıyacak kadar gözü dönmüştür. Fakat kurnaz enişte kendisini bir saf’a kıydırır mı hiç? Bir yolunu bulup kendisini mezar çukurundan çıkarttıktan sonra ayağı kırılmış bahanesiyle bir de kayınçosunun sırtına kendisini bindirir ve şöyle der: “Ula kayınço senin gibi saflar bu dünyada oldukça sırtına binen çok olur.’’
Bizim Türk-İslam kültüründe, böyle karnaval bayramı gibi bir bayramın olmayışına sevinirken, kendi insanlarımızdan bazılarının, bu bayramı benimseyişlerini gördükçe üzülmemek elde değil. Ortaya sunulmak istenen oyun; bu karnaval döneminde hatta geçiş töreninde Osmanlı elbiseleri giyilerek, Cihan’a adaletiyle ve ihtişamıyla ün salmış, İslam’ın sancaktarlığını yapan koskoca Osmanlı İmparatorluğunu karnaval bayramına dahil etmek ve bu işi de kendi insanımıza yaptırılmak suretiyle bir oyun tezgahlanmıştır.
Bu saf ve zavallı insanlar, kriz döneminde fakirlikten olsa gerek (!) üç-beş kuruşluk bir harçlık için bizim Osmanlı atalarımıza ihanet edip, gelecek nesillere kapanmayan bir yaranın açılmasına sebep olduklarını ve ayrı bunun bir ihanet sayıldığını bilmelerini isterim.
Yıllardan beri bağırdığımız ve bağırmaya devam edeceğimiz konulardan bir tanesi olan ‘’Eğitimimiz’’ bir daha önemini göstermiştir. Gece masa başında sabah öğrencilerin karşısında, eve sarhoş gelip evladımızın neden ahlaksız yetiştiğinin suçunu başkasında aramamamız gerekiyor. Camiye “bayramdan-bayrama, içkiye akşamdaaaaan- akşama” sözü ve “Recep-Şaban niye gecikti bu bayram” gibi sözlerin gayri ciddi olduklarını, şakasını dahi artık yapmamamız gerektiğinin farkında olunması gerekir.
Onun için değerli dostlar; Grip eskiden bu yana var olan bir hastalıktır. Bu hastalığın özelliği, vücut kendi direncini düşürür ve diğer hastalıklara kapı açar. Bu dönemde en sağlıklı tedavi doğal yoldan alınan C vitaminidir. Vücut direncini kazanıncaya kadar da tehlikeli hastalıklardan uzak durmaya çalışmaktır. Bu hastalık için üretilen her yeni aşı para elde etmek için yapılır.
Batı Trakya Müslüman Türk Toplumuna yönelik, aşı adı altında sunulan zehirin farkında olmamız gerekir. Bizim DNA’mızı derinden ilgilendiren ve bozmak isteyenlere karşı uyanık olmamız gerekir. Bizim saflığımızdan istifade ederek, sırtımıza altından kalkamayacağımız yükü bindirmek isteyenlere fırsat vermemeliyiz.
Uzun zaman oldu yazmadım fakat bunları duyunca tüylerim diken diken oldu. Bizden hatırlatması, oyuna gelenlere de yüce Allah’ın ıslahını diliyorum kalın sağlıcakla... |
|
|
Bu makale 388 kez okunmuştur. |
|
|
Yazarın diğer yazılarını okumak için buraya tıklayın... |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
En Çok Okunanlar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|